Çocuklar Hangi Saatlerde Güneşe Çıkarılmalı

Bebekler D vitamini alabilmek için günün belirli saatlerinde mutlaka güneş iğığından fayadlanadırılmalı..Vücudun D vitamini gereksinimi, büyük ölçüde güneş tarafından sağlanır. Kemiklerin ve özellikle dişlerin güçlenmesi için D vitamini son derece önemlidir. Ancak, çocukların güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde uzun süre güneşte kalması, fayda yerine zarar verir.

Çocuklar güneşten yararlanmak için ince, açık renkte, hava alan ve terletmeyen kıyafetler giydirilmelidir. Kapalı olmayan, kol ve bacakları açıkta bırakacak kıyafetler tercih edilmelidir. Çocuklar, yüzü direk güneş ışınlarından koruyan siperlikli şapka ile güneşe çıkarılmalı ve ultraviole korumalı iyi bir gözlük takmalıdırlar.

Bebekler ve küçük çocuklar, bulundukları yerdeki hava koşullarına göre, saat 10.00 ile 16.00 arasında direkt güneşe çıkarılmamalıdır. Güneş banyoları beş dakika ile başlamalı, alıştırılarak artırılmalıdır. 10 - 15 dakika güneş banyosu yararlı olur. Güneş ışınlarının çok kızgın olduğu 12.00 ile 15.00 saatleri arasında, mümkünse dışarı çıkarılmamalıdır.

Bebekler ve küçük çocuklar direkt olarak güneşin altında oturtulmamalıdır. Küçük çocukların derileri güneş ışınlarını tolere edemez. Güneş ışınları sudan ve kumdan yansıyarak sizi ve çocuğunuzu gölgede bile yakabilir. Bu nedenle çocukların güneş ışınlarından korunması gerekir. Her şeyden önce çocuğun başı bir şapkayla korunmalıdır.

Ultraviyole ışınlarının yaklaşık yüzde 60'ı yüzerken vücuda ulaştığından, su içinde de güneş yanığı tehlikesi vardır. O nedenle mutlaka suya dayanıklı, en az 30 koruma faktörlü (SPF 30) bir koruyucu krem sürülmelidir. Çocukların derisi ince ve çok hassas olduğundan, derileri kolaylıkla kurur. Özellikle güneş altında kaldıktan sonra, deriye kaybettiği nemi kazandırmak için, nemlendirici kremler sürülmelidir.

Çocukların terle sıvı kayıpları da fazla olacağından, güneş çarpmasına karşı, bol sıvı içirilmelidir. Fakat her şeyden önce, güneş ışınlarının dik geldiği öğle saatlerinde, bebekler ve çocuklar güneşe çıkarılmamalıdır.

D vitamini, bağırsaktan kalsiyum ile beraber fosfor emilimini artırır, kemiklerde kalsiyumun depolanmasını ve mobilizasyonunu sağlar. D vitamini yüksek dozda ve kısa süreli verildiğinde, kemikten kalsiyumun mobilizasyonunu artırır. Düşük dozda ve uzun süreli verildiğinde ise yeterli kalsiyum ve fosfor sağlayarak kemik oluşumunu artırır.

D vitamini eksikliğinde raşitizm ortaya çıkar. Raşitzm, büyümekte olan kemiklerde, kemik dokunun mineralizasyonunundaki yetersizlik olarak tanımlanır. O nedenle D vitamini diş ve kemik gelişiminde çok önemlidir.

D vitamini doğrudan güneş ışığı ile deride sentez edildiği gibi, besinlerle de alınır. Ancak yeterli güneş ışığı görmedikleri için, kendi D vitaminlerini yapamayan bebeklere dışarıdan ek D vitamini verilmezse, kolaylıkla raşitzm gelişebilir. Prematüre bebekler ile çok örtünen ya da sık doğum yapan kadınların bebekleri, yetersiz D vitamini depoları ile doğacağından, bu bebeklerin D vitamini gereksinimleri fazla olacaktır. Bu bebeklere ek D vitamini verilmelidir.

D vitamini başlıca hayvansal besinlerde bulunur. Margarin, tereyağı, süt, peynir, balık ve karaciğer başlıca D vitamini kaynağıdırlar. D vitamini, D2 vitamini şeklinde bitkilerde de bulunur. Ancak sadece hayvansal gıdalardan alınan D3 vitamini vücutta depolanır.

Anne sütü ile beslenen bebeklere, ilk bir yıl içinde günlük 400 ünite D vitamini verilmelidir. D vitamini günlük ihtiyacı karşılayacak şekilde, damla, şurup veya tablet formlarından biri seçilebilir. Eğer raşitizm tanısı konmuşsa, uygulama şekli, D vitamini eksikliğinin nedeni ve ailenin sosyo - kültürel durumu göz önünde bulundurularak, ağızdan veya kas içi yolla yapılmalıdır.

D vitamini eksikliğine bağlı oluşan raşitzimde birçok sistem etkilenir. Raşitizm, kemik zayıflığı sonucu, çocuğun yaşı ve farklı kemiklerin farklı büyüme hızlarında olmasına göre, kemiklerde ortaya çıkan çeşitli şekil bozukluklarıdır. En erken ortaya çıkan bulgulardan biri, kafatası kemiklerinde genel bir yumuşama olmasıdır. Bıngıldak geniştir ve kapanması iki yaş sonrasına kadar gecikebilir.

Uzun süre devam eden raşitizm vakalarında, kafatası kemiklerinin yumuşaklığı, kafada kalıcı şekil bozukluklarına yol açabilir. Özellikle başta terleme dikkat çekici bulgulardan biridir. Dişlerin mine tabakası düzensizdir, fazla sayıda çürük diş vardır ve kalıcı dişlerin çıkması gecikebilir.

Bir yaşından sonra bacaklardaki büyüme hızlanır ve vücut ağırlığının etkisiyle alt ekstremitelerdeki şekil bozuklukları belirginleşir. Raşitzimli çocuklarda kas zayıflığı da oluştuğundan, ağır vakalarda çocukların ayakta durmaları ve yürümeleri de gecikebilir.

Dr. Alper Soysal

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizlenecek, genel görünümde yer almayacaktır.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <code> <img> <b> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

sponsorlu baglantılar

Son yorumlar

Kundak